© Hayrat Vakfı – http://www.hayratvakfi.org / http://www.hayrat.tv

Hayrat Vakfı İstanbul Kağıthane Temsilcisi – Yakup Karatopçu

Mektubat 2: Munazarat: Hakîkaten bence bir müslüman neslinden gelen adam, akıl ve fikri İslâmiyet’den tecerrüd etse bile, fıtratı ve vicdanı hiçbir vakit de İslâmiyet’den vazgeçemez. En ebleh, en sefîh bile, sedd-i rasîn-i istinâdımız olan İslâmiyet’e bütün mevcûdiyetiyle tarafdârdır. Lâsiyyemâ, siyâsetten haberdar olanlar. Zaman-ı saadetten şimdiye kadar hiçbir tarih bize bildirmiyor ki, bir müslüman muhâkeme-i akliyesiyle başka bir dini, İslâmiyet’e tercîh etmiş olsun. Ve delil ile başka bir dine dâhil olmuş olsun. Dinden çıkanlar var. O başka mes’ele. Taklîd ise ehemmiyetsizdir. Halbuki edyân-ı sâire müntesibleri mutlakā fevc fevc muhâke­me-i akliye ile, burhân ile dâire-i İslâmiyete dâhil olmuşlar ve olmaktadırlar. Eğer biz doğru İslâmiyet’i ve İslâmiyet’e lâyık doğruluğu ve istikameti göstersek, bundan sonra efvâcen efvâcen dâhil olacaklardır.