https://youtube.com/watch?v=73D7tfKooiU

İdris Tüzün, Hayrât Vakfı Kayseri Temsilcisi

” اَلْحَقُّ يَعْلُو bizzât, hem âkıbet muraddır”

Ey arkadaş! Bir zaman bir sâil dedi: “Madem اَلْحَقُّ يَعْلُو haktır. Neden kâfir müslime, kuvvet hakka gālibdir?” Dedim: “Dört noktaya bak, bu müşkil de hallolur.” Birinci nokta şudur: Her hakkın her vesîlesi hak olması lâzım değildir. Öyle de her bâtılın her vesîlesi bâtıl olması yine lâzım değildir. Neticesi şu çıkar: Hak olan bir vesîle, bâtıl vesîleye gālibdir. Dolayısıyla bir hak bir bâtıla mağlûbdur. Muvakkaten bilvâsıta olmuştur. Yoksa bizzât, hem dâimâ değildir. Lâkin âkıbetü’l-âkıbe, her dem yine hakkındır. Kuvvetin bir hakkı var, bir sırr-ı hilkati var. İkinci nokta şudur: Her müslimin her vasfı müslim olmak vâcib iken, hâricen her dem vâki‘, sâbit değildir. Öyle de, her kâfirin her vasfı kâfir olmak, küfründen neş’et etmek, yine lâzım değildir. Her fâsıkın her vasfı fâsık olmak, fıskından neş’et etmek, öyle de her dem sâbit değildir. Demek bir kâfirin müslim olan bir vasfı, müslimdeki lâmeşrû‘ vasfına gālib olur…

Dersi metninden takip etmek için:

– Latincekulliyat.risaleonline.com/#!sozler/349

– Sorularınız içinwww.risaleonline.com