https://youtube.com/watch?v=ds4Q1WXFYiA

Cemal Erşen, Hayrât Vakfı İlmi Araştırmalar Heyeti Üyesi

Bediüzzaman Hazretleri’nin Eski Said’den Yeni Said’e geçme sürecinde batı fen ve felsefesinin ruhunda açtığı yaraları, Kur’an’daki hikmet ve tevhid nuruyla nasıl tedavi ettiğini gösteren iç dünyasındaki fikrî mücadelesini ve bu mücadelesinde Kur’an hikmetinin felsefeye galebesinin anlatıldığı bir tevhid dersidir.

Onbirinci Recâ

Esâretten geldikten sonra, İstanbul’da Çamlıca Tepesi’nde bir köşkte, merhum biraderzâdem Abdurrahmân ile beraber oturuyorduk. Bu hayatım, hayat-ı dünyeviye cihetinde bizim gibilere en mes‘udâne bir hayat sayılabilirdi. Çünki esâretten kurtulmuştum, Dâru’l-Hikmet’te meslek-i ilmiyeme münâsib, en âlî bir tarzda neşr-i ilme muvaffakıyet vardı. Bana teveccüh eden haysiyet ve şeref, haddimden çok fazla idi. Mevki‘ce İstanbul’un en güzel yeri olan Çamlıca’da oturuyordum. Her şeyim mükemmeldi. Merhum biraderzâdem Abdurrahmân gibi gāyet zeki, fedâkâr hem bir talebe, hem hizmetkâr, hem kâtib, hem evlâd-ı ma‘neviyem beraberdi. Dünyada herkesten ziyâde kendimi mes‘ud bilirken aynaya baktım; saçımda, sakalımda beyazları gördüm. Birden esârette, Kosturma’daki câmi‘deki intibâh-ı rûhî yine başladı. Onun eseri olarak, kalben merbût olduğum ve medâr-ı saadet-i dünyeviye zannettiğim hâlâtı ve esbâbı tedkîke başladım…

Dersi metninden takip etmek için:

Osmanlıcarisale.risaleonline.com/#!lemalar/249

Latincekulliyat.risaleonline.com/#!lemalar/249

Sorularınız içinwww.risaleonline.com