© Hayrat Vakfı – http://www.hayratvakfi.org / http://www.hayrat.tv

Hayrat Vakfı – Ahmet Erem

Sözler – Otuzuncu Söz – Birinci Maksad

بِسْـــــــــــــــــــــــــــــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اِنَّا عَرَضْنَا الْأَمَانَةَ عَلَي السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْأِنْسَانُ اِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولاً
Şu âyetin büyük hazinesinden tek bir cevherine işaret edeceğiz. Şöyle ki: Gök, zemin, dağ tahammülünden çekindiği ve korktuğu emânetin müteaddid vücûhundan bir ferdi, bir vechi “ene”dir. Evet ene, zaman-ı Âdemden şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nûrânî bir şecere-i tûbâ ile, müdhiş bir şecere-i zakkūmun çekirdeğidir. Şu azîm hakîkate girişmeden evvel, o hakîkatin fehmini teshîl edecek bir mukaddime beyân ederiz.