© Hayrat Vakfı – http://www.hayratvakfi.org / http://www.hayrat.tv

Hayrat Vakfı Mısır Temsilcisi Feridun Işıklı :

 Husrev’in mektubundan bir fıkradır.Evet Üstâdım, gözümüzle görüyoruz ki, ehl-i tarîkat bid‘alara dayanamamışlar. Hem girmişler, içinden çıkamıyorlar, hem sâlikleri ondan bir-ikiye inmiş. Hem onlar da i‘tirâf ediyorlar ki, zevklerinden, cezb edici güzelliklerinden ellerinde çok şeyleri kaybolmuş. Cenâb-ı Hakk’ın sırf bir ihsânı olan Risâle-i Nûr’un parlak nûrânî nâsiyesini müşâhede ediyoruz ki, in‘ikâseden lemeât-ı nûriyesi, bütün ihtiyacımıza kâfî ve vâfî geliyor, herkesi hayrette bırakıyor. Hem ehl-i bid‘ayı serfürû ettiriyor. Öylelerin lisânlarından nedâmetve teessüfü ifade eden, “Bilmemişiz!” kelimeleri dökülüyor. Muhîtimizde, Risâle-i Nûr’un câzibedâr ve çok âlî hakîkatlerinden başka ehl-i bid‘a lisânları susmuş; güya karanlıklı girdablara sokulmuşlar, oralarda konuşuyorlar.